each

her
each other

herbiri
ear

kulak
early

erken
earn

kazanmak
earth

toprak
ease

kolaylaştırmak
easily

kolaylıkla
east

doğu
eastern

doğuya ait
easy

kolay
eat

yemek
economic

ekonomik
economy

ekonomi
edge

köşe/eşik
edition

nüsha/baskı
editor

editör
educated

eğitimli
educate

eğitmek
education

eğitim
effect

etki/tesir
effective

etkili
effectively

etkili bir şekilde
efficient

verimli
effort

gayret
egg

yumurta
eighteen

on sekiz
eight

sekiz
eighth

sekizinci
eighty

seksen
either

her iki
elbow

dirsek
elderly

yaşlı
elect

seçmek
election

seçim
electrical

elektrikli
electric

elektrik
electricity

elektrik
electronic

elektronik
elegant

zarif
element

element
elevator

asansör
eleven

on bir
else

başka
elsewhere

başka yerde

e-posta
embarrassed

utangaç
embarrass

mahcup etmek
embarrassing

utandırıcı
embarrassment

utanç duygusu
emerge

meydana çıkmak
emergency

acil durum
emotional

duygusal
emotion

duygu
emphasis

vurgu
emphasize

vurgulamak
empire

imparatorluk
employee

çalışan
employ

işe almak
employer

iş veren
employment

istihdam
empty

boş
enable

etkinleştirmek
encounter

karşılaşmak
encourage

cesaretlendirmek
encouragement

yüreklendirme
end

son
ending

bitiş
enemy

düşman
energy

enerji
engaged

nişanlı
engage

bağlanmak
engine

motor
engineer

mühendis
engineering

mühendislik
enjoyable

zevkli
enjoy

tadını çıkarmak
enjoyment

zevk
enormous

muazzam
enough

yeter
enquiry

tahkik
ensure

garantiye almak
enter

girmek
entertain

eğlendirmek
entertainer

eğlendiren kimse
entertaining

eğlenceli
entertainment

eğlence
enthusiasm

heves
enthusiastic

hevesli
entire

bütün
entirely

bütünüyle
entitle

yetki vermek
entrance

giriş
entry

giriş
envelope

zarf
environmental

çevresel
environment

çevre
equal

eşit
equally

eşit olarak
equipment

ekipman
equivalent

eşdeğer
error

hata
escape

kaçmak
especially

özellikle
essay

makale
essential

esas
essentially

özünde
establish

kurmak
estate

emlak
estimate

tahmin etmek
even

eşit
evening

akşam
event

etkinlik
eventually

nihayet
ever

daima
every

her
everybody

herkes
everyone

herkes
everything

her şey
everywhere

her yer
evidence

kanıt
evil

kötülük
exact

kesin
exactly

kesin olarak
exaggerated

abartılmış
exaggerate

abartmak
exam

sınav
examination

inceleme
examine

incelemek
example

örnek
excellent

mükemmel
except

haricinde
exception

istisna
exchange

takas etmek
excited

heyecanlı
excite

heyecanlandırmak
excitement

heyecan
exciting

heyecan verici
exclude

hariç tutmak
excluding

hariç
excuse

mazeret
executive

yönetici
exercise

egzersiz
exhibit

sergilemek
exhibition

sergi
existence

varlık
exist

var olmak
exit

çıkmak
expand

genişlemek
expectation

beklenti
expected

beklenen
expect

beklemek
expense

masraf
expensive

pahalı
experienced

tecrübeli
experience

tecrübe
experiment

deney
expert

uzman
explain

açıklamak
explanation

açıklama
explode

patlatmak
explore

keşfetmek
explosion

patlayıcı
export

ihracat yapmak
expose

maruz bırakmak
express

ifade etmek
expression

anlatım
extend

uzatmak
extension

uzatma
extensive

yaygın
extent

boyut
extra

ekstra
extraordinary

olağandışı
extreme

aşırı
extremely

aşırı boyutta
eye

göz
face

yüz
facility

esis
fact

vaka
factor

faktör
factory

fabrika
fail

başarısız olmak
failure

başarısızlık
faint

bayılmak
fair

panayır
fairly

adil bir şekilde
faith

inanç
faithful

inançlı
faithfully

inanarak
fall

düşmek
false

yanlış
fame

şöhret
familiar

tanıdık
family

aile
famous

meşhur
fancy

süslü
fan

pervane
far

uzak
farmer

çiftçi
farm

çiftlik
farming

çiftçilik
farther

öteki
farthest

en uzaktaki
fashionable

modaya uygun
fashion

moda
fasten

bağlamak
fast

hızlı
fat

şişman
father

baba
faucet

musluk
fault

hata
favor

iyilik etmek
favorite

favori
fear

korku
feather

tüy
feature

özellik
February

Şubat
federal

federal
feed

beslemek
fee

harç
feel

hissetmek
feeling

his
fellow

yakın arkadaş
female

dişi/kadın
fence

çit
festival

festival
fetch

gidip getirmek
fever

ateş
few

az
field

alan
fifteen

on beş
fifth

beşinci
fifty

elli
fight

dövüşmek
figure

şekil
file

dosya
fill

doldurmak
film

film
final

final
finally

nihayet
finance

finans
financial

finansal
find

bulmak
fine

hoş
finely

ince
finger

parmak
finished

bitmiş
finish

bitirmek
fire

ateş
firm

firma
firmly

dümdüz
first

birinci
fish

balık
fishing

balık avlamak
fit

uymak
five

beş
fixed

sabit
fix

sabitlemek
flag

bayragk
flame

alev
flash

parlama
flat

düz yüzey
flavor

lezzet
flesh

et
flight

uçuş
float

batmadan yüzmek
flood

sel basmak
floor

zemin
flour

un
flower

çiçek
flow

akmak
flu

grip
fly

uçmak
flying

uçma
focus

odaklanmak
fold

katlamak
folding

katlama
follow

takip etmek
following

takip
food

gıda
football

futbol
foot

ayak
force

zorlamak
forecast

tahmin etmek
foreign

yabancı
forest

orman
forever

ilelebet
for

için
forget

unutmak
forgive

affetmek
fork

çatal
formal

resmi
former

önceki
formerly

eskiden
form

form
formula

formül
fortune

talih
forty

kırk
forward

ileri
foundation

kurum
found

bulunmuş
four

dört
fourteen

on dört
fourth

dördüncü
frame

çerçeve
freedom

özürlük
free

özgür
freely

özgürce
freeze

donmak
frequent

sık
frequently

sık sık
fresh

taze
freshly

taze
Friday

Cuma
fridge

buzdolabı
friend

arkadaş
friendly

arkadaş canlısı
friendship

arkadaşlık
frightened

ürkmüş
frighten

korkutmak
frightening

korkutucu
from

-dan/-den
front

ön
frozen

donuk
fruit

meyve
fry

kızartmak
fuel

yakıt
full

dolu
fully

tamamıyla
function

işlev
fundamental

esas
fund

kaynak/sermaye
funeral

cenaze
fun

eğlence
funny

komik
fur

kürk
furniture

mobilya
further

daha öte
future

gelecek
gain

kazanmak
gallon

galon
gamble

kumar oynamak
gambling

kumar
game

oyun
gap

boşluk
garage

garaj
garbage

çöp
garden

bahçe
gas

gaz
gasoline

benzin
gate

geçit
gather

toplanmak
gear

vites
general

genel
generally

genelde
generate

üretmek
generation

nesil/üretim
generous

eli açık
gentle

kibar
gentleman

centilmen
gently

kibarca
genuine

hakiki
geography

coğrafya
get

elde etmek
giant

dev
gift

hediye
girlfriend

kız arkadaş
girl

kız
give

vermek
glad

memnun
glass

cam/bardak
global

küresel
glove

eldiven
glue

tutkal
goal

gaye
god

Tanrı/Allah
go

gitmek
gold

altın
goodbye

güle güle
good

iyi
goods

mal
govern

yönetmek
government

hükümet
governor

vali
grab

yakalamak
grade

sınıf
gradual

kademeli
gradually

adım adım
grain

tanecik
gram

gram
grammar

gramer
grandchild

torun
granddaughter

kız torun
grandfather

dede
grand

büyük
grandmother

anneanne
grandparent

büyük ebeveyn
grandson

erkek torun
grant

bağışlamak
grass

çimen
grateful

minnettar
grave

mezar
great

büyük/mükemmel
greatly

fazlasıyla
green

yeşil
grey

gri
grocery

bakkaliye
ground

zemin
group

grup
grow

büyümek
growth

büyüme
guarantee

garanti
guard

muhafız
guess

tahmin
guest

misafir
guide

rehber
guilty

suçlu
gun

silah
guy

adam