obey

itaat etmek

objective

hedef

object

nesne

observation

gözlem

Observe

gözlemlemek

Obtain

elde etmek

Obviously

açık olarak

Obvious

aşikar

occasionally

arada sırada

Occasion

fırsat

Occupied

meşgul

Occupy

meşgul etmek

Occur

meydana gelmek

Ocean

okyanus

o'clock

saat

October

Ekim

Oddly

acayip şekilde

Odd

acayip

Offend

rencide etmek

Offense

hücum

Offensive

saldırgan

Offer

teklif

Office

ofis

Officer

memur

Officially

resmi olarak

Official

resmi

Off

kapalı

Of

-nın

Often

sık sık

Oil

yağ

OK

tamam

Old fashioned

eski moda

Old

eski moda

Once

bir kez

one another

birbirine

One

bir

Onion

soğan

Only

sadece

On

açık/üstünde

Onto

üstüne

Opening

açılış

Openly

açıkça

Open

açık

Operate

işletmek

operation

operasyon

Opinion

fikir

opponent

rakip

opportunity

fırsat

Opposed

karşıt

Oppose

karşıt

Opposing

karşı koymak

Opposite

zıt

opposition

muhalefet

Option

seçenek

orange

turuncu/portakal

order

emir/sipariş

ordinary

sıradan

organization

organizasyon

organized

organize

organize

organize etmek

organ

organ

originally

aslen

original

asıl

origin

köken

or

veya

other

öteki

otherwise

aksi halde

ought to

-meli/-malı

our

bizim

ourselves

kendimiz

ours

kendimizin

outdoor

dış mekan

outer

dış taraftaki

outline

taslağını çizmek

out

çıkış/dışarı

output

çıktı

outside

dışarısı

outstanding

üstün

oven

ocak

overall

etraflı

overcome

üstesinden gelmek

over

üzerinden

owe

üzerinden

owner

sahip

own

sahip olmak

pace

ayak uydurmak

package

paket

packaging

paketleme

packet

paket

pack

paket

page

sayfa

painful

acıverici

pain

acı

painter

ressam

painting

boyama

paint

boyamak

pair

çift/eş

palace

saray

pale

soluk

panel

panel

pan

tava

pants

pantolon

paper

kağıt

parallel

paralel

parent

ebeveyn

park

park

parliament

meclis

particularly

özellikle

particular

özel

partly

kısmen

partner

partner

partnership

ortaklık

part

parça

party

parti

passage

pasaj

passenger

yolcu

passing

geçiş

pass

geçmek

passport

pasaport

past

geçmiş

path

yol

patience

sabır

patient

sabırlı

pattern

kalıp/desen

pause

duraklamak

payment

ödeme

pay

ödemek

peaceful

huzurlu

peace

barış

peak

doruğa ulaşmak

pencil

kurşun kalem

penny

peni

pen

kalem

pension

emeklilik

people

insanlar

pepper

biber

percent

yüzde

perfectly

mükemmel olarak

perfect

mükemmel

performance

performans

performer

oyuncu

perform

oynamak

perhaps

belki

period

dönem

permanent

daimi

permission

izin

permit

izin vermek

personality

kişilik

personally

şahsen

personal

kişisel

person

kişi

persuade

razı etmek

pet

evcil hayvan

petrol

petrol

phase

faz

philosophy

filozofi

phone

telefon

photocopy

fotokopi

photographer

fotoğrafçı

photograph

fotoğraf

photography

fotoğrafçılık

photo

foto

phrase

ifade etmek

physically

fiziksel olarak

physical

fiziksel

physics

fizik

piano

piyano

pick

seçmek

picture

resim

piece

parça/tane

pig

domuz

pile

yığın

pill

hap

pilot

pilot

pink

pembe

pin

raptiye

pint

pint

pipe

boru

pitch

yalpalamak

pity

merhamet etmek

place

yer/mekan

plain

sade

plane

uçak

planet

gezegen

planning

planlama

plan

plan

plant

ekmek

plastic

plastik

plate

tabak

platform

platform

player

oyuncu

play

oynamak

pleasant

zevkli

pleased

memnun

please

memnun etmek

pleasing

memnuniyet verici

pleasure

zevk

plenty

bol

plot

komplo kurmak

plug

fiş

plus

artı

pocket

cep

poem

şiir

poetry

şiir sanatı

pointed

sivri uçlu

point

uç/nokta

poisonous

zehirli

poison

zehir

pole

direk

police

polis

policy

politika

polish

politika

polite

kibar

politically

politik olarak

political

politik

politician

politikacı

politics

siyaset

pollution

kirlilik

pool

havuz

poor

fakir

pop

patlamak

popular

popüler

population

nüfus

port

liman

pose

poz

position

pozisyon

positive

pozitif

possession

sahiplik

possess

sahip olmak

possibility

olasılık

possible

mümkün

possibly

muhtemelen

post office

postane

post

postalamak

potato

patates

potential

potansiyel

pot

demlik

pound

yumruklamak

pour

dökmek

powder

toz/pudra

powerful

güçlü

power

güç

practically

pratikte

practical

pratik

practice

alıştırma yapmak

praise

methetmek

prayer

dua

pray

dua etmek

precisely

kesinlikle

precise

kesin

predict

öngörmek

preference

tercih

prefer

tercih etmek

pregnant

hamile

premises

mülk

preparation

hazırlık

prepared

hazır

prepare

hazırlamak

presence

mevcudiyet

presentation

sunum

present

sunmak

preserve

muhafaza etmek

president

başkan

press

basın

pressure

basınç

presumably

(büyük) olasılıkla

pretend

gibi yapmak

pretty

şirin

prevent

önlemek

previous

önceki

price

fiyat

pride

gurur

priest

rahip

primarily

öncelikle

primary

birincil

prime minister

başbakan

prince

prens

princess

prenses

principle

prensip

printer

yazıcı

printing

basım

print

yazdırmak

priority

öncelik

prior

öncelikli

prisoner

mahkum

prison

hapishane

private

özel

prize

ödül

probable

muhtemel

probably

muhtemelen

problem

problem

Procedure

prosedür

proceed

devam etmek

process

süreç

produce

üretmek

producer

üretici

production

üretim

product

ürün

professional

profesyonel

profession

meslek

professor

profesör

profit

kar/fayda

program

program

progress

ilerleme

project

proje

promise

söz

promote

teşvik etmek

promotion

promosyon

promptly

acil olarak

prompt

çabuk

pronounce

telaffuz etmek

pronunciation

telaffuz

proof

ispat

properly

düzgün şekilde

proper

münasip

property

mülk

proportion

orantı

proposal

teklif

propose

teklif etmek

prospect

(maden) aramak

protection

koruma

protect

korumak

protest

protesto

proudly

gururla

proud

gururlu

prove

ispatlamak

provided

tedarik edilen

provide

tedarik etmek

providing

temin etme

publication

yayımlama

publicity

tanıtım

public

kamu

publishing

yayınlama

publish

yayınlamak

pub

taverna

pull

çekmek

punch

yumruklamak

punishment

ceza

punish

cezalandırmak

pupil

öğrenci

purchase

satin almak

purely

saf bir şekilde

pure

saf

purple

mor

purpose

amaç

pursue

peşinden gitmek

push

itmek

put

koymak