sack

çuvala koymak

sadly

üzülerek

sadness

üzüntü

sad

üzgün

safely

güvenle

safe

güvenli

safety

güvenlik

sailing

deniz yolculuğu

sailor

denizci

sail

denize açılmak

salad

salata

salary

maaş

sale

indirim

salt

tuz

salty

tuzlu

same

aynı

sample

örnek

sand

kum

satisfaction

tatmin

satisfied

tatmin olmuş

satisfying

tatmin edici

satisfy

tatmin olmak

Saturday

Cumartesi

sauce

sos

save

kaydetmek

saving

birikim

say

söylemek

scale

ölçeklendirmek

scared

korkmuş

scare

korkutmak

scene

sahne

schedule

program

scheme

şema

school

okul

science

bilim

scientific

bilimsel

scientist

bilim insanı

scissors

makas

score

skor

scratch

kaşımak

scream

çığlık atmak

screen

ekran

screw

vidalamak

seal

mühürlemek

search

aramak

sea

deniz

season

deniz

seat

koltuk

secondary

ikincil

second

saniye

secretary

sekreter

secret

sır

section

bölüm

sector

sektör

secure

güvenli

security

güvenlik

seed

tohum

seek

aramak

seem

gibi görünmek

see

görmek

selection

seçim

select

seçmek

self

kendi

sell

satmak

senate

senato

senator

senatör

send

göndermek

senior

kıdemli

sense

hissetmek

sensible

akla uygun

sensitive

hassas

sentence

cümle

separated

ayrık

separately

ayrı olarak

separate

ayırmak

separation

ayırma

September

Eylül

series

dizi

seriously

cidden

serious

ciddi

servant

hizmetçi

serve

hizmet etmek

service

servis

session

celse

set

ayarlamak

settle

yerleşmek

seven

yedi

seventeen

on yedi

seventy

yetmiş

several

birkaç

severe

şiddetli

sewing

dikiş

sew

dikmek

sex

seks

sexual

cinsel

shade

gölgelik

shadow

gölge

shake

sallamak

shallow

sığ

shall

-acak

shame

utanç

shaped

şekillenmiş

shape

şekil

share

paylaşmak

sharply

keskince

sharp

keskin

shave

traş olmak

sheep

koyun

sheet

çarşaf

shelf

raf

shell

kabuk

shelter

sığınak

she

o (dişi)

shift

vardiya

shine

parlamak

shiny

parlak

ship

gemi

shirt

gömlek

shocking

şok edici

shock

şok

shoe

ayakkabı

shooting

atış

shoot

ateş etmek

shopping

alışveriş

shop

mağaza

shortly

kısaca

short

kısa

shot

vurmak

shoulder

omuz

should

-meli/-malı

shout

haykırmak

shower

duş

show

göstermek

shut

kapatmak

shy

utangaç

sick

hasta

side

taraf

sideways

yan

sight

görüş alanı

signal

sinyal

signature

imza

significantly

önemli ölçüde

significant

anlamlı

sign

imzalamak

silence

sessizlik

silent

sessiz

silk

ipek

silly

aptal

silver

gümüş

similarly

benzer şekilde

similar

benzer

simple

basit

simply

basitçe

sincerely

içtenlikle

sincere

içten

since

o zamandan beri

singer

şarkıcı

singing

şarkı söyleme

single

bekar

sing

şarkı söylemek

sink

batmak

sir

bay

sister

kız kardeş

site

yer/mevki

sit

oturmak

situation

durum

six

altı

sixteen

on altı

sixty

altmış

size

boyut

skilful

yetenekli

skilled

yetenekli

skill

yetenek

skin

cilt

skirt

etek

sky

gökyüzü

sleep

uyumak

sleeve

elbise kolu

slice

dilim

slide

kaydırak

slightly

belli belirsiz

slight

hafif

slip

kaymak

slope

eğim

slowly

yavaşça

slow

yavaş

small

küçük

smart

zeki

smash

paramparça etmek

smell

koklamak

smile

gülümsemek

smoke

duman

smoking

sigara içmek

smoothly

pürüzsüzce

smooth

pürüzsüz

snake

yılan

snow

kar

soap

sabun

social

sosyal

society

toplum

sock

çorap

softly

yumuşakça

soft

yumuşak

software

yazılım

soil

toprak

soldier

asker

solid

katı

solution

çözüm

solve

çözmek

somebody

birisi

somehow

bir türlü

someone

birisi

some

biraz

something

bir şeyler

sometimes

bazen

somewhat

bir miktar

somewhere

bir yerlerde

song

şarkı

son

oğul

soon

yakında

sore

iltihaplı

sorry

üzgün

sort

sıralamak

so

bu yüzden

soul

ruh

sound

ses

soup

çorba

source

kaynak

sour

ekşi

southern

güneyli

south

güney

space

uzay

spare

yedek

speaker

konuşmacı

speak

konuşmak

specialist

uzman

specially

özellikle

special

özel

specifically

özellikle

specific

özel

speech

konuşma

speed

hız

spelling

yazılış

spell

büyü

spend

harcamak

spice

baharat

spicy

baharatlı

spider

örümcek

spin

döndürmek

spirit

ruh

spiritual

ruhsal

spite

kin beslemek

split

bölmek

spoil

berbat etmek

spoken

konuşulan

spoon

kaşık

sport

spor

spot

nokta

spray

sprey

spread

yayılmak

spring

ilkbahar

square

kare

squeeze

sıkmak

stable

istikrarlı

staff

personel

stage

sahne/aşama

stair

merdiven

stamp

damga

standard

standart

stand

ayakta dikilmek

stare

dik dik bakmak

star

yıldız

start

başlamak

statement

ifade

state

belirtmek

station

istasyon

statue

heykel

status

durum

stay

kalmak

steady

istikrarlı

steal

çalmak

steam

buhar

steel

çelik

steep

dik

steer

yönlendirmek

step

adım

stick

saplamak

sticky

yapış yapış

stiff

katı

still

durgun

sting

sokmak

stir

karıştırmak

stock

stoklamak

stomach

mide

stone

taş

stop

durmak

store

mağaza

storm

fırtına

story

hikaye

stove

soba

straight

düz

strain

gerginleştirmek

strangely

garip biçimde

stranger

yabancı

strange

garip

strategy

strateji

stream

akış

street

sokak

strength

kuvvet

stressed

stresli

stress

stres

stretch

gerinmek

strictly

şiddetle

strict

kurallara bağlı

strike

vurmak

striking

çarpıcı

string

sicim

striped

çizgili

stripe

çizgilemek

strip

soymak

stroke

inme/felç

strong

güçlü

structure

yapı

struggle

çabalamak

student

öğrenci

studio

stüdyo

study

ders çalışmak

stuff

tıkmak

stupid

aptal

style

tarz

subject

konu

substance

madde

substantially

ciddi olarak

substantial

önemli

substitute

yerine geçmek

succeed

başarılı olmak

successful

başarılı

success

başarı

such

bu gibi

suck

emmek

suddenly

aniden

sudden

ani

suffering

cefa

suffer

acı çekmek

sufficient

yeterli

sugar

şeker

suggestion

öneri

suggest

önermek

suitable

uygun

suitcase

bavul

suited

uygun

suit

uymak

summary

özet

summer

yaz

sum

toplamak

Sunday

Pazar

sun

güneş

superior

amir

supermarket

süper market

supply

tedarik etmek

supporter

destekçi

support

desteklemek

suppose

farz etmek

surely

kesinlikle

sure

kesin

surface

yüzey

surname

soyad

surprised

şaşmış

surprise

sürpriz

surprising

şaşırtıcı

surroundings

çevre

surrounding

kuşatma

surround

etrafını sarmak

survey

anket

survive

hayatta kalmak

suspect

şüphelenmek

suspicion

şüphe

suspicious

şüpheli

swallow

yutmak

swearing

küfür etmek

swear

küfür

sweater

süveter

sweat

terlemek

sweep

süpürmek

sweet

tatlı

swelling

şişme

swell

şişmek

swimming pool

yüzme havuzu

swimming

yüzme

swim

yüzmek

swing

sallanmak

switch

değiştirmek

swollen

kabarık

symbol

sembol

sympathetic

sempatik

sympathy

sempati

system

sistem

table

masa

tablet

tablet

tackle

mücadele etmek

tail

kuruk

take

almak

talk

konuşmak

tall

uzun

tank

tank

tape

bant

tap

dokunmak

target

hedef

task

görev

taste

lezzet

taxi

taksi

tax

vergi

teacher

öğretmen

teaching

öğretme

teach

öğretmek

team

ekip

tear

yırtmak

tea

çay

technical

teknik

technique

teknik

technology

teknoloji

telephone

telefon

television

televizyon

tell

söylemek

temperature

sıcaklık

temporary

geçici

tendency

eğilim

tend

eğilimi olmak

tension

tansiyon

ten

on

tenth

onuncu

tent

çadır

term

koşul

terrible

berbat

terribly

berbat bir şekilde

test

test

text

metin

thanks

teşekkürler

thank

teşekkür

thank you

teşekkürler

than

-den/-dan

that

o/şu

the

-

theatre

tiyatro

theirs

onlarınki

their

onların

theme

tema

themselves

kendileri

them

onlar

then

o zamanlar

theory

teori

therefore

bu nedenle

there

orada

they

onlar

thickly

kalınca

thickness

kalınlık

thick

kalın

thief

hırsız

thing

şey

thinking

düşünme

think

düşünmek

thin

ince

third

üçüncü

thirsty

susamış

thirteen

on üç

thirty

otuz

this

bu

thoroughly

etraflıca

thorough

ayrıntılı

though

gerçi

thought

fikir

thousand

bin

thousandth

bininci

thread

iplik

threatening

tehditkar

threaten

tehdit etmek

threat

tehdit

three

üç

throat

boğaz

throughout

boyunca

through

kanalıyla

throw

fırlatmak

thumb

baş parmak

Thursday

Perşembe

thus

böylelikle

ticket

bilet

tidy

düzenli

tie

kravat

tightly

sıkıca

tight

sıkı

timetable

saat tarifesi

time

zaman

tin

teneke

tiny

ufacık

tip

bahşiş

tired

yorgun

tire

yorulmak

tiring

yorucu

title

başlık

today

bugün

toe

ayak parmağı

together

beraber

toilet

tuvalet

tomato

domates

tomorrow

yarın

tone

ton

tongue

dil

ton

ton

tool

araç

tooth

diş

too

çok

topic

konu

top

üst/tepe

totally

tamamen

total

toplam

to

-mek/-mak

touch

dokunmak

tough

zorlu

tourist

turist

tour

tur

towards

-e yönelik

tower

kule

town

kasaba

toy

oyunca

trace

izini sürmek

track

izlemek

trade

ticaret

trading

ticaret yapma

traditional

geleneksel

tradition

gelenek

traffic

trafik

training

antrenman

train

tren

transfer

transfer

transform

dönüşmek

translate

çevirmek

translation

çeviri

transparent

şeffaf

transportation

taşıma

transport

taşıt

trap

tuzak

traveler

gezgin

travel

seyahat

treatment

tedavi

treat

muamele etmek

tree

ağaç

trend

trend

trial

deneme

triangle

üçgen

trick

kandırmak

trillion

trilyon

trip

seyahat

tropical

tropik

trouble

sorun

trousers

pantolon

truck

kamyon

true

doğru

truly

tamamen

trust

güven

truth

gerçek

try

denemek

tube

boru

Tuesday

Salı

tune

melodi

tunnel

tünel

turn

dönmek

twelve

on iki

twenty

yirmi

twice

iki kat

twin

ikiz

twisted

burkulmuş

twist

bükülmek

two

iki

type

tip

typically

tipik olarak

typical

tipik